Neden, niçin, nasıl, aaa niye ? demezseniz..
Bir süredir buradayım, ( bir süre mi dedim, tamam itiraf ediyorum, uzun bir süredir)
okumak isterseniz :)
www.hayatinortasinda.blogspot.com
Hiç kimseye değil seslenişim. Sadece şahsıma.... Her ne olursa olsun gülümse diyorum içimdeki ben'e... İçindeki umudu, sevinci yaşat.. Ve hep dışarı çıkmaya çalışan hüzne inat GÜLÜMSE....
Neden, niçin, nasıl, aaa niye ? demezseniz..
Bir süredir buradayım, ( bir süre mi dedim, tamam itiraf ediyorum, uzun bir süredir)
okumak isterseniz :)
www.hayatinortasinda.blogspot.com

Başka bir zamanı mı bıraktık geride,
İçimizde ki
o ince sızıyı da saklayarak.
Vedalar değildi ki
en çok acıtan..
Eskisi gibi ol-a-mamaktı
Korkutan.
Etiketler: kısa bir iki-söz
İncecik bir kitabın, anlattıklarının bu kadar derin olduğuna inanamıyacaksınız. Sabah kitabın son satırlarını okuyup, kapağını kapattığımda..bir burukluk hissettim içimde. Severek okunan bir şiir gibi, bir kez daha ve tüm duyularım açık olarak, yeniden okuycam. Aşağıdaki yazı o kadar güzel anlatmış ki kitabı, eklemek istedim.
Ve MT'ye sevgilerimle..
Dünyayı dolaşan hüzün
Susan Vreeland 'Hüzün Renkli Kız'da, ressam Vermeer'in tablosunda yola çıkarak 'hüznün' anatema olduğu hikâyeler anlatıyor. Yazar dünyayı algılayış şeklini sanata dönüştürmenin büyülü yolunu gösteriyor
07/04/2006 (522 defa okundu)
ROZERİN BOLLUK (Arşivi)
Etiketler: Okuduğum Kitaplardan
Etiketler: Okuduğum Kitaplardan

Etiketler: Okuduğum Kitaplardan
Avrupa Yakası'nın son bölümlerinde çok sevdiğim bir karakter var Dursun:) Onun çok sık kullandığı gibi "bugün..bugün olmazsa, cumartesi..bu cumartesi olmadı, bayramdan sonra..yok o bayrama yetişemedik, bu da, şu da geçsin" diyerekkk. Nerede ise 1 senedir planlanan, istenen ve beklenen buluşmamızı/görüşmemizi, nihayet geçtiğimiz cumartesi günü gerçekleştirdik. Yazılardan, maillerden, birbirimizle yorumlaşmalardan tanıdığımız "blog arkadaşlarımız" kafamızda çizdiğimiz şekillerden sıyrılıp, bir insana dönüşüverdiler:)
Sakin, mütevazi, ıssız Anadolu'ya davet ettik onları, küçük hanımlarda bizlerle olacağı için:) Ortamının çok sıcak ve hoş olduğunu düşündüğümüz Karamela Cafe'nin çeşidi bol kahvaltı tabağı, büyük bardaklarla masamıza gelip-giden çaylar eşliğinde konuşmalara daldık. Çok konuşmuş olmamıza rağmen, kelimeler anlatmak,açıklamak karşılıklı öğrenmek istediklerimize yetemediği için..bir doymamışlık, damakta hoş bir keyifle devam ettik günümüze..
Gelirken bizler için hazırlamış oldukları incik-boncuklara karşı elimiz boş gitmek olmaz diyerek..yanda görüldüğü üzere, romantik yazılarına fon teşkil etmek üzere cam mumlukları seçtik. Foto'ları çeken kişi benim. Yüzüğünü başarılı bir şekilde çekmeye çalıştığım ise Jto, yan cepheye sıkışmış olan Nilüferhan. Eee bi de böyle bir sorun vardı, konuşurken blogcu isimlerimizle birbirimize seslenip durduk:) Benim için sorun değildi tabii ki, her yerde vili iken ;)
Derken sevgili Jto, Nilüfer'le bizler için hazırlamış oldukları, yan tarafındaki poşetleri uzattı. Hani aman, nedir bu abartma şimdi canım diye burun kıvıranlar olabilir:) Yapılan inceliğe, emeğe ve özene burada yazmak dışında nasıl teşekkür edeceğimizi bilememek aslında, şu an anlatılan. İlk verdiği paket kağıdından simli maske ve kitap ayraçları çıktı. Blogunda sık sık gördüğüm, beğendiğim için çok sevindim. Kendisinin yaptığını öğrenince, Mel kutuyu açmaya başlamışken ben hâlâ ayraçlara sevinçle bakıyordum:)

Söyleyemediklerim değil
söylemediklerim var!
içimden geçen mi ?
değil
taşan her zaman..
ağızdan yavaşça dökülünce
söylenmiş olması ile tüketilecekmiş gibi gelen
duyulunca
yok olur gibi gelen / yok olur mu yada ?
değil
sızı gibi hep kalan
söz olup
kelime olup
cümle olup
değil
sakin akan bir nehir gibi
akıp giden
akıp giden
kendi yatağında..
vv. 19.07.2007
Not: Tanıyan-tanımayan, bilen-bilmeyen, okuyan herkese güzel bir bayram dilerim :)
Etiketler: Diğer Bloglardan

Etiketler: Okuduğum Kitaplardan

KELİMELER / İM
Ansızın,
Ortalara dökülen / dağılan..
Yuvarlanıp ahenkle ama telaşla kaçan,
Uzaklara..
Boncuklar değil,
Kelimeler / im..
Ki peşisıra benden kaçışlarına bakıp,
yakalamak değil amacım…
Yine de,
Avucuna aldıkların benim,
Yüreğinde tuttukların senin olsun..
Bir anlamı varsa…
vv. 19/02/2008
Not : "Hiç kimseye değil seslenişim. Sadece şahsıma.... " diyerek başlamıştım. Bazen " dışarı çıkmaya çalışan hüzne inat", bazen güne inat, gündelik telaşlara inat, kelimelerimle Gülümse'dim..Tanıdım sizi, tanıdınız beni..Şimdi bloga veda zamanı :)

Sabah okudum Velena'nın yazısını. Sevdim, her zaman içtenlikle yazdığı için. Ve bu akşam üzeri yaşadığım küçük bir tatsızlık..son satırları konusunda, haklı olduğunu hatırlattı bana.
"Artık, hayatta beni biraz da olsa üzecek gibi olan biri ile karşılaşırsam incinmeden, incitmeden işi iyi arkadaşa vardırmadan sonlandırmayı tercih ediyorum. Bu insanları sevmediğimden değil, saymadığımdan asla değil. Artık eskisi kadar çok kuvvetli biri değilim."
Güzel bir yazı..Okumanızı isterim.
http://velenapruva.blogcu.com/arkamdaki-dilsiz-sirdas-arkadas_26241871.html
Benim bu fotoğrafı kullandığım şiir ise ;
http://vili.blogcu.com/aydinlik-neyin-oluyor-senin_18650481.html
Etiketler: Diğer Bloglardan

Saatler henüz sana varmadı.
Ne an lar kucakladı seni,
Ne kollarım.
Boşluğu sarmak yerine…
**
Gidişin üzerinden kaç sabah geçti,
Kaç özlemli düşüncenin öznesi oldun,
Bilmedin ki hiçbir zaman..
**
Yokluğun değildi büyüyen,
Yokken anlamlaşan varlığındı,
Aradığım.
Belki sığındığım.
Kaçıp kaçıp yaşamın kuytularından,
Saklandığım…
**
Gidişinde takılı kaldı zamanın tik takları..
Unutulmayan filmden
akılda kalan bir kare gibi,
Son bakış.
Son dokunuş.
Ve son…
**
Saatler henüz sana varmadı.
**
Varır mı bilmem…
vv.26.11.2007