SON



KELİMELER / İM

Ansızın,
Ortalara dökülen / dağılan..
Yuvarlanıp ahenkle ama telaşla kaçan,
Uzaklara..
Boncuklar değil,
Kelimeler / im..
Ki peşisıra benden kaçışlarına bakıp,
yakalamak değil amacım…

Yine de,
Avucuna aldıkların benim,
Yüreğinde tuttukların senin olsun..

Bir anlamı varsa…


vv. 19/02/2008

Not : "Hiç kimseye değil seslenişim. Sadece şahsıma.... " diyerek başlamıştım. Bazen " dışarı çıkmaya çalışan hüzne inat", bazen güne inat, gündelik telaşlara inat, kelimelerimle Gülümse'dim..Tanıdım sizi, tanıdınız beni..Şimdi bloga veda zamanı :)

Bir Fotoğraf'tan yola çıkarak..



Sabah okudum Velena'nın yazısını. Sevdim, her zaman içtenlikle yazdığı için. Ve bu akşam üzeri yaşadığım küçük bir tatsızlık..son satırları konusunda, haklı olduğunu hatırlattı bana.

"Artık, hayatta beni biraz da olsa üzecek gibi olan biri ile karşılaşırsam incinmeden, incitmeden işi iyi arkadaşa vardırmadan sonlandırmayı tercih ediyorum. Bu insanları sevmediğimden değil, saymadığımdan asla değil. Artık eskisi kadar çok kuvvetli biri değilim."

Güzel bir yazı..Okumanızı isterim.

http://velenapruva.blogcu.com/arkamdaki-dilsiz-sirdas-arkadas_26241871.html

Benim bu fotoğrafı kullandığım şiir ise ;
http://vili.blogcu.com/aydinlik-neyin-oluyor-senin_18650481.html

Sen'le Söyleşi / 2



Saatler henüz sana varmadı.
Ne an lar kucakladı seni,
Ne kollarım.
Boşluğu sarmak yerine…
**
Gidişin üzerinden kaç sabah geçti,
Kaç özlemli düşüncenin öznesi oldun,
Bilmedin ki hiçbir zaman..
**
Yokluğun değildi büyüyen,
Yokken anlamlaşan varlığındı,
Aradığım.
Belki sığındığım.
Kaçıp kaçıp yaşamın kuytularından,
Saklandığım…
**
Gidişinde takılı kaldı zamanın tik takları..
Unutulmayan filmden
akılda kalan bir kare gibi,
Son bakış.
Son dokunuş.
Ve son…
**
Saatler henüz sana varmadı.
**
Varır mı bilmem…

vv.26.11.2007

Belki, yağmur..Belki, çiçek..



Yaprakların üzerindeki minik su tanecikleri kadar berrak sevgi,
Parmağımı dokundursam yuvarlanıp düşüverecek avuçlarıma.


Bilemezsem kıymetini, süzülür gider mi parmaklarımın arasından?

Belki….
Üşürsem, nefesin ısıtır.

Kar soğuğunda, bir odada yanan odun sobası..
Yanan odunların çıtırtısı kadar şefkatli sesin,
Alev alev ateşim, ellerin.
Ve söze gerek yok gözlerine bakarken / gözlerinde parlarken yeşilim.

Ve sus pus olsun tüm insanlar..
Rüzgar uğuldasın,
yağmur damlaları düşsün saçlarıma minik minik.

Ağaçların dalları nazlı nazlı savrulurken,
yaprakların çıkardığı sesler ninni söylesin, kulaklarıma..

Yaprakların üzerindeki minik su tanecikleri kadar berrak değil midir sevgi?

vv.04/10/2008


İnsanlar ve Maskeler / Dr. Halis ÖZGÜ - 2


Bir başkasının karşısında yalnızlığımızdaki bir kendimiz olamayız. Bizden, karşımızdakine bir şeyler gider. Biz karşımızdaki kimselere bilerek veya bilmeyerek bir şeyler veririz. Kendimizden bir şeyler veririz. Karşımızdakilerden de bir şeyler alırız. Karşımızdaki kimselerin varlıklarında değişiklikler yaparız.
***
Başkalarını sadece dış görünüşleri, kendileri ile ilgili düşünceleri, duyguları, davranışları, başkalarının görüşleri ile tanıyamayız.
***
Yeryüzünde büyüklük tutkusu ile en çok yananlar küçüklüklerinden en çok yakınanlardır. Yine yeryüzünde en çok eğilenler en çok doğrulmak, dik durmak arzusunu duyanlardır.

**
İnsanın, bir görünen, bir de görünmeyen yanı vardır. Biz kendimiz, başkalarını algılıyabildiğimiz şekilde tanırız. Şöyle veya böyle düşüncelerimiz, duygularımız olduğuna, şu veya bu kişilik, karakter özelliklerini taşıdığımıza inanırız. Başkaları hakkında da, davranışlarına bakarak bir görüşe ulaşırız. Onları şöyle veya böyle bir insan olarak tanırız. Tanıdığımızı sanırız.
**
İnsanların geçmişte olduğu gibi zamanımızda da birbirleriyle anlaşamamalarının, geçinememelerinin, birbirlerini gerektiği gibi sevememelerinin, birbirine üzüntü yaratacak, ızdırap çektirecek şekilde hareket etmelerinin, hareket etmekten uzak kalmamalarının en önemli nedenlerinden biri de, kendilerini, dolayısıyle, başkalarını tanımamalarıdır. Kendilerini, başkalarını oldukları gibi görememeleridir.
**
Herkes karşısında aynı düşüncelere, duygulara sahip olamaz. Kendisini herkes karşısında aynı ve bir tek kendisi gibi algılayamaz. Karşılaştığı kimselerden bazılarını kendisine yakın bulur. Onların yanında bir başka kendisi olur. Kendisini rahat bulur. Bir araya geldiği bazı kimselerin yanında ise bir rahatsızlık, huzursuzluk duyar. Onların yanından bir an önce uzaklaşmak ister. Bazılarına karşıda hiçbir ilgi duymaz.

İnsanlar ve Maskeler / Dr.Halis ÖZGÜ
Not: Beğenipte diğerlerine de göz atmak isteyenler için, 1 burada :)

Adı neydi unuttum..



Mavi bir denizdi,
Tuzlu suyunda ıslandığı / m.


Açıldı / m
Ufkunda..
Kayboldu / m..


Martılar , çığlık çığlığa.
Balıklar, en derin sessizlik..


Seyretti / m
Yaşadı / m
Tam ortasında,
Hayatın.


Yeniden doğdu / m..

Vv . Ağustos 08

Bir kaç anıdan sona (bana) kalan..



Kapıyı kapadı yavaşça..Sırtını kapıya dayayıp mırıldandı birkaç kez..“iyiyim ben iyiyim”
Yüzümdeki bu soğuk ifadeden anlamamıştır, içimdekini.

Kimi gün söz anlamını yitirir. Dediklerin ve duyulan aynı değildir. Kelimeler uçuşur hava da, sen birini kaparsın..o diğerini.
“dost” dersin..”arkadaş” dersin. Dersin de, senin içtenliğinin yansıdığı yerdeki, aksi nedir?

Kalın tuğlalarla çevirirsin kendini, örersin etrafını kalın duvarlarla.
Bir gün küçük bir çatlaktan sızar güneş gibi..Dersin ki, “hoş geldin”..Üzerine sinen dost kokunu içine çeker, seni kandırır bal gibi..kanarsın. Sakınmazsın sözünü, sakınmazsın..Öyle bir sona varır ki, kelimeler. Kalakalırsın, öfke ve kırgınlıkla..

Ağacın en yüksek dalında, bir yaprak vardır. Sense bir adım aşağısında…Seslense yüksekteki yaprak duymaz, sana seslenir..”duruşu, özü, sözü güzel yaprak..” Ağacı anlatırsın, kuşu, minik böcekleri…yaşadığın ne varsa. En yüksekteki yaprağı bile. Dinler…Haber alır ya, ulaşamadığından keyiflenir..Hissedersin. Duyulan his nedir ??

Ve bir çiçektir günle çalan kapını..Çiçeksin, çiçektir. Kimi gün o ışık verir sızlanan yüreğine..kimi gün sen. Yüklerinizi bölüşürsünüz. Bölüşürsünüz de, gözler kaçmaya başlarsa ürkek ürkek..dil tutulursa, laf söylenmez olursa. Hissedersin. Hissedersin de duyulan his nedir??

Kapıyı kapatır kadın, buruk bir gülüş dudaklarında…”hoşça kal” der. Ve demelidir..

vv.4/10/2008

Not: Kalemin ucuna gelmişti artık, yazılmalıydı. Akıp gitsin diye...başka hiçbir anlamı yok. Bu kadar.

.. (başlık bulamadıklarımdan)



Şimdi ince bir hazan mevsimi,
Güneş yakmıyor.
Hafif serinlik üşütse de,

Uyuyakaldığımda tenimi,
Alışıyor insan.


Kalabalıklar içinde, gülümsediğini hatırlarken
Bir sabah yalnız uyanmaya..

Bayramda koşa koşa gidip öpülen elin,
Artık olmadığına,
Hatta nefes alışının bile yeryüzünden silindiği
Gerçeğine de alışıyor……
Çayı tek şekerle içmeye,
Her gün aynı yoldan işe gidip-gelmeye,
Uzun uzun düşünüp,
kısa cümlelerle konuşmaya..
Günlük sıradan telaşlara / telaşsızlıklara alışıyor…
Yine de sen!


Sen bensizliğe alışma…


vv. (10/9/2007)

hit counter
web statistics
 
GÜLÜMSE - by Templates Novo Blogger